13 Sayısı Neden Korkutuyor? Asansörlerdeki Garip Uygulamalar
Dünyanın en prestijli otellerinde veya yüksek gökdelenlerinde asansöre bindiğinizde, karşılaşabileceğiniz bir manzara var: 11, 12 ve doğrudan 14! Fiziksel olarak 13. kat mevcutken, tabelalarda bu katın adı yok. Peki, modern dünyada 13 sayısına duyulan bu korkunun sebebi ne?
ABD’deki yüksek binaların yaklaşık %85’inde 13. katın numarası kullanılmıyor. Asansör devi Otis’in verilerine göre, bina sahipleri, insanların 13 numaralı katta yer almaktan veya çalışmaktan çekinmeleri nedeniyle olası ticari kayıpları göze almak istemiyor. Bunun için en yaygın çözüm, 13. katı ya 14 olarak adlandırmak ya da 12A olarak değiştirmek.
Psikologların “Triskaidekafobi” olarak adlandırdığı 13 sayısı korkusunun kökleri, binlerce yıl öncesine dayanıyor. Özellikle Hristiyanlık inancında, Son Akşam Yemeği’nde masada bulunan 13. kişinin (Yahuda) ihanetinin ardından bu sayı uğursuz sayılmaya başlandı. İskandinav mitolojisinde ise, davetsiz bir 13. konuk olan Loki’nin huzuru bozması sonucu felakete yol açtığına inanılıyor.
Bu korku yalnızca asansörle sınırlı kalmıyor; emlak piyasasını da etkiliyor. Araştırmalar, 13 numaralı dairelerin ya da kapı numarası 13 olan evlerin, diğerlerine göre daha zorlu şartlarda ve genellikle daha düşük fiyatlarla satıldığını gösteriyor. Emlak sektörü, bu “psikolojik değer kaybını” önlemek amacıyla projelerinden 13 rakamını tamamen çıkarmayı tercih ediyor.
Asya’da ise farklı bir korku mevcut. Çin, Japonya ve Kore’de “Tetrafobi” yani 4 sayısı korkusu yaygındır. Bu ülkelerin dillerinde “4” sayısının telaffuzu, “ölüm” kelimesine fazlasıyla benzemektedir. Bu nedenle, bu bölgelerde 4. katı olmayan binalara rastlamak oldukça yaygındır.
Sonuç olarak, hem Batı hem de Doğu kültürlerinde belirli sayılara duyulan korkular, insanların yaşamlarını ve alışkanlıklarını şekillendirmeye devam ediyor.